ŞAM’IN DOĞUSUNDA YER ALAN DOĞU GUTA BÖLGESİNDE DEVAM EDEN SİVİLLERE YÖNELİK DEVAM EDEN KUŞATMANIN SAVAŞ ARACI OLARAK KULLANILMASINA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI

ŞAM’IN DOĞUSUNDA YER ALAN DOĞU GUTA BÖLGESİNDE DEVAM EDEN SİVİLLERE YÖNELİK DEVAM EDEN KUŞATMANIN SAVAŞ ARACI OLARAK KULLANILMASINA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI

ŞAM’IN DOĞUSUNDA YER ALAN DOĞU GUTA BÖLGESİNDE DEVAM EDEN SİVİLLERE YÖNELİK DEVAM EDEN KUŞATMANIN SAVAŞ ARACI OLARAK KULLANILMASINA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI

Pay
Wednesday 14th February 2018 04:40 PM

ŞAM’IN DOĞUSUNDA YER ALAN DOĞU GUTA BÖLGESİNDE DEVAM EDEN SİVİLLERE YÖNELİK DEVAM EDEN KUŞATMANIN SAVAŞ ARACI OLARAK KULLANILMASINA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI

 

14 ŞUBAT 2018 GAZİANTEP.

 

Şam’ın doğusunda yer alan Guta bölgesinde abluka altında bulunan sivillere yönelik ahlaki ve insani sorumluluğumuzun gereği olarak, Suriyeli Sivil Toplum Kuruluşları olarak Şam rejimini ve destekçilerini acil insani yardımların derhal bölgeye girmesine izin verilmesini ve Doğu Guta’ya yönelik bombardımanın sona erdirilmesi istemiyle tüm dünyaya çağrıda bulunuyoruz.

 

Aynı zamanda BM Güvenlik Konseyini ve diğer BM ajanslarını ve temsilcilerini savaş durumlarında sivilleri korumak ve abluka altında yaşamak zorunda bırakılan sivillerin asgari insani koşullarda yaşamlarını sürdürmeleri için etkin ve acil tedbirler alınması ve ablukanın sivillerin hayatını tehdit edecek şekilde savaş aracı olarak kullanılmasının önüne geçilmesi için kamuoyuna çağrıda bulunmaktayız.

 

Suriye rejimi yaklaşık dört yıldır Doğu Guta’da, ihtiyaç duyulan insani yardımların bölgeye girişlerini engelleyerek tüm dünyanın gözleri önünde Uluslararası İnsan Hakları hükümlerini de açıkça ihlal etmektedir.

 

İnsani yardımların bölgeye geçişine çok kısıtlıbir şekilde izin verilmekle birlikte, izin verilen malzemeler bölgede yaşayan sivil sayısı ile orantılı olmayıp nüfusun sadece yüzde 10 una yetecek miktarlarda gerçekleşmektedir. Ayrıca, bölgede bir çok sivilin sağlık problemleri mevcut olup, bölgeye tıbbi malzeme, ilaç ve ameliyat ekipmanlarına el konularak acil sağlık hizmetlerinin bölgeye girişine izin verilmemektedir.

 

Yine sivillerin hayatını idame ettirmeleri için son derece önem arz eden ürünlerin yerine çocuk bezi ,şampuan ve diğer önem arz etmeyen malzemeler ile değiştirilmektedir.

 

Ayrıca, Doğu Guta’ya zaman zaman çok sınırlı miktarda ticari ürünlerin girişine izin veriliyor ancak Suriye rejiminin uygulamış olduğu yüksek vergiden dolayı ürünler piyasada çok pahalı satıldığından yerel halkın bu malzemeleri satın alabilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır.

 

Abluka altında yaşayan sivillerden alınan bu vergi gelirleriyle yine savaş ve ablukanın finanse ediliyor olması da kabul edilemez bir durumdur.

 

400 bin sivilin yaşadığı Doğu Guta’da okullar, hastaneler, çarşılar ve sivil yerleşim yerleri sistematik olarak kimyasal silah, füze ve savaş uçakların bombardımanı altındadır.

 

Sivillere yönelik, sistematik ve kesintisiz olarak gerçekleştirilen abluka, uluslararası insan hakları sözleşmesi hükümlerine göre insanlığa karşı işlenen suçlardan olup bu durum toplu soykırım tehdidine neden olma riskini de taşımaktadır.

 

Doğu Guta’da insani yaşam sürme seviyesi azami ölçülere ulaşmıştır ve sağlık hizmetlerine erişemedikleri ya da yeterli besin alamadıkları için de ölümler giderek atrmaktadır.

 

Uluslararası İnsan Hakları Örgütleri ve BM ajansları, bölgede devam eden abluka ile ortaya çıkan insanlığa karşı işlenen suçu doğru şekilde kategorize etmekten kaçınıyor olması, üzerlerine düşen sorumluluktan kaçtıklarının göstergesidir.

 

BM, Suriye Rejimi ile ilgili 06.02.2017 tarihinde yapmış olduğu basın açıklamasında çatışmaları 1 ay süreyle durdurulmasını talep ederek sivillere bir an evvel insani yardım ve hizmetlerin ulaştırılmasını talep etmiştir.

 

BM, yine bu basın açıklamasında insani yardım talebi ile çelişerek abluk altında bulunan sivillerin 400 bin kişi olduğunu, bu sivillere insani yardımların ulaştırılmasının iki ay gibi uzun bir süreç içerisinde gerçekleşebileceğini ifade etmiştir.

 

Bölgede, çatışmaların durdurulabilmesi büyük önem arz etmekle birlikte devam eden savaş hali insani yardımların bölgeye gönderilmesinin önünde engel ya da bahane olarak kabul edilemez bir durumdur.

 

Sivilleri ölüme terk ederek işlenen bu suçu görmezden gelerek kalıcı bir çözüm üretilmemesi ve bu sorunun üzerinin kapatılması insanlığın ayıbıdır.

 

Suriye savaşı yedi yılını geride bırakmıştır. Bu sürede abluka altında bulunan bölgeler hariç tüm bölgelere insani yardım erişimi mümkün olmuştur.

 

Doğu Guta’da 2017’nin ikinci yarısında, gerginliği azaltma anlaşmasının en sıkı uygulandığı tarihlerde bile BM kendi yayınladığı rakamlarda da açıkaça görüleceği üzere, insani yardımların abluka altındaki bölgelere erişimde herhangi bir iyileşme yaşanmamıştır.

 

Sivillere insani yardımları ulaştırmak için devam eden savaşın durmasını beklemek ve Doğu Guta’da çatışma taraflarının eşit derecede sorumlu olduklarını belirtmek, sivillerin ölüme terk edildiği geröeğini değiştirmemektedir.

 

Doğu Guta’da uygulanan abluka tarihin en uzun kuşatmasıdır.

 

Doğu Guta Bölgesi ise 4 yıldır kuşatma altında devam eden çatışmaların yanısıra yerel halkı toplu açlık, hastalıkla ölüme terk etmiş olunması suçsuz sivilleri sistematik olarak cezalandırmaktadır.

 

BM ve tüm ülkelerin, insanlığa karşı işlenen bu büyük suça dur demesinin zamanı gelmiştir. Ve Suriye rejiminin anlaması gereken şey savaşın cephelerde çözülmesi gerçeğini algılaması suçsuz siviller üzerinden devam ettirdiği insanlık dışı uygulamalara son vermesidir.

 

Suriye’de siviller tüm taraflardan bağımsızdır, bu gerçeğin Kabul edilmesi ve bu tür suçları işleyenler her kim olursa olsun cezalandırmalıdır.

 

Guta’dan devam eden sivillere yönelik ablukayı kınadığımızı ve kabul etmediğimiz hususu tüm kamuoyuna duyurulur.

 

-----

 

Daha fazla bilgi ve medya soruşturmaları için:

 

Suriye STK Platformu

Khaled Mostafa, Savunma ve İletişim Koordinatörü: advocacy@syrianna.org

 

Mohammed Alhammadi, Koordinatörü: +905383685851 - coordinator@syrianna.org